ING Bank

Ali Şefik’ten:

ING Bank, herhangi bir talepte bulunmadığım halde adıma kredi kartı gönderdi. İki yıl önce dönemin OYAK Bank’ında bir işlem için hesap açtırıp bankamatik kartı almıştım. O tarihten sonra herhangi bir şekilde başvuru yapmayıp üstelik herhangi bir şubesinden içeri adım bile atmadığım ING Bank adıma kredi kartı göndermiş.

Öğrenci olmama, herhangi bir gelir beyanında bulunmama ve üstelik yasa gereği adres teyitinde bile bulunmamış olmama rağmen (Haziran 2009 itibariyle adres beyanında bulunamayanların bankacılık işlermleri yapılmayacaktı, hesapları dondurulacaktı.)750 TL limitli bir kredi kartı adresime gönderilmiş, evde olmadığım için annem tarafından kabul edilmiş.

Kartın geldği akşam müşteri hizmetlerini aradım ve toplam 25 dk’lık bir bekleyişin ardından öğrendim ki; kartı isteğim doğrultusunda iptal ettirebilmek için beklemem gerekiyormuş, banka belirli bir süre içinde beni geri arayıp kartımın iptal işlemlerini başlatacakmış. Kayıp, çalıntı gibi durumlarda anında iptal edilebilmesi ise mevzuat gereğiymiş. Birkaç gün bekledim ve tabi ki arayan soran olmadı. ben de tekrar arayarak kartımı kaybettiğimi ve yenisi istemediğimi beyan edip iptal işlemini gerçekleştirdim.

Ülkemizde bulunan bazı bankalar gelir beyanıyla başvurmanıza rağmen kredi kartı vermezken, başvuru bile yapmadığım ING Bank adıma kredi kartı düzenleyebiliyor. İptal ettirmek istediğimde iptal etmiyor. Böyle 3. sınıf bankalarla işlem yaparken bir kez daha düşünün. Zira ben şanslıyım, müşterinin isteği olmadan hesabına para yatırıp sonrasında ise kredi borcunuz bulunmaktadır diye sizi borçlu çıkaran bankalar bile mevcut bu ülkede. alisefik@gmail.com

Reklamlar

FLO

En büyük FLO mağazalarından birine uğradım bugün, yolumun üzerindeydi. Zaman zaman FLO’ya bakarım ama hiç beğenip de bir şey alamadım.

Bugün bir ayakkabının kalıbı biraz uygun gibi geldi. Modeli ise bana çok uygun. Ama tam rahat da değil. Ucuzluk tarafında.

1- Deneme çorabı sordum, bitmiş… Çok büyük bir flo, ama çorap bitmiş….

2- Evde denerim olmazsa iade nasıl oluyor dedim. Çünkü yanda iade kasası var. Demek ki iade alıyorlar. Güzel dedim. “Bunun iadesi yok” dedi kasiyer. Neden? Ucuzlukta bu. Bu kesinlikle anlaşılmaz bir mantık. Müşteri kaybetmeye değer mi bir kaç on lira için… İade al. Tekrar başkasına satamıyorsan, at…. Zaten satamamış ve inanılmaz bir indirim yapmışsın, demek ki sezonda fahiş kar ediyordun.

3- En sinir bozucu olan ise şu: Kutusunda ve rafta yazan fiyattan fazla çıktı kasada. Yasaya göre müşterinin gördüğü fiyat geçerli. Bunu söyledim kıza. Ama zaten alacak değilim onun için çok uğraşmadım ama hakikaten çok kızdım içimden. Perakende sektöründe bu artık biliniyor, kasada farklı çıksa da sizi hiç üzmüyorlar, rafa gidip bakıyor, kaç lira ise ondan alıyorsunuz. Kız, işi olduğu için şükredecek yerde, çok bezgin… güler yüz filan zaten yok.  Müşteri kaybediliyor onun umuru değil.

Yöneticiler, personelinize hiç eğitim vermez misiniz? Kendiniz de bilmez misiniz? Bir müşteri kaybetmek ile sadece o malın parasını değil, o müşterinin bundan sonra size harcayacağı tüm parayı kaybediyorsunuz. Ek olarak, hepsinde de önemlisi, o müşterinin sağda solda eş dostuna veya Internet ile siber uzaya yayacağı olumsuz mesaj ile sayısını asla bilemeyeceğiniz çoklukta potansiyel müşteri kaybdiyorsunuz. Bizim ticarethanelerin daha çok ekmek yemesi lazım… Ama giderek iyileşmek yerine kötüleşmeleri de sanırım Türkiye’nin içinde bulunduğu durumdan (durum derken, her alandaki kötüye gitmeden bahsediyorum, büyük bir hızla ve ivme ile) ayrı tutulamaz…. 😦 😦

MEDIA MARKT

Bu mağaza ile iki kere muhatap oldum. Bir daha muhatap olmayı ve oradan bir şey almayı düşünmüyorum, 1-2 TL ucuz diye gerek yok.

LCD TV fiyatları için Web sitelerine bakmıştım. Alışılmışın ÇOK dışında bir site (Web’den çok alışveriş ederim). Tüm ürünler gösterilmiyor, fiyatlarsa hiç yok. Üşenmedim telefon ettim. Hem sitelerini çok zayıf bulduğumu belirttim, hem de belirli bir model tv’nin fiyatını sordum. Fiyat bana uygunsa oraya geleceğim, malum uzak bir yer, hem de karşıda oturuyorum” dedim… Telefonda fiyat veremezlermiş! Şoka girdim. “Neden?” dedim. Mağaza politakası imiş.!!!! Mağaza politikası. Çok komik. Başka yorum yapmıyorum.

İkinci olay şu: Oraya gitmiştim, daha doğrusu yanındaki mağazalara. Oraya da uğradım. Basit bir sabit telefon almak istedim. Kasada öğrendim ki, ödeme yapıyorsunuz, yan tarafa Müşteri Hizmetleri’ne geçiyorsunuz. Telefon deneniyor. Bozuk ise ya da memnun kalmazsanız, iade ediyorsunuz. Korkunç verimsiz bir süreç. Müşteri İlişkileri denen yer, dar, arkada bir yer.

Çok kalabalık. Kuyruk çok yavaş ilerliyor. “Ürünü evde deneyeyim, beğenmezsem gelir iade ederim” diyorsunuz, “HAYIR” diyorlar, “telefonlar başka gün iade edilemez“. Nerede yaşıyoruz anlayamadım. Ayda, Mars’ta falan mı? Böyle garip kurallar!!!

Bir ay içinde malı geri getirip sorgu sualsiz iade alan işletmelere ÇOK teşekkür ediyorum. O kadar güvende, o kadar gelişmiş bir ülkede hissediyor ki insan. İade edeceğim, aman tartışma çıkar mı diye tedirginlik duymadan fişinizle geliyorsunuz… (örn: İKEA, Tansaş, Migros, vb).

 Sonra, mağaza yöneticisi ile konuşmak istedim. Sabırla ve inatla bekledim. Biri birilerine telefon etti. Sonra bana siz bilmem kime gidin dedi. O, bir yerlere tel etti…. İnanılır gibi değildi. 70’ler devlet dairesinde gibiydim. Ama mağaza yöneticine ulaşmam ve müşteri olarak onu görebilmem mümkün olamadı. Sanki Başbakan. Buna da yorum yapmıyorum.

Ben, müşteriyi bu kadar SEVMEYEN bir işletme görmedim. Fiyatları her yerden birkaç kuruş, lira ucuz ya, müşteri nasıl davranırsak davranalım gelir diye düşünüyorlar. Ben ise 2 lira fazla verir, bana güler yüzle davranan, aldığım ürünün değişim ve iadesi bakımından kendimi güvence içinde hissettiğim (öyle de olan) yerlerden alış veriş ederim.

Fakat yine de bana LCD/LED TV teknolojileri hakkında güler yüzle, bir sürü bilgi veren Murat’a çok teşekkür ederim.